1980'lerÖdemiş'te Çıraklık
Ödemiş'in köfteci ustalarının yanında bakır tavayla tanıştı. Ateşin dilini, etin sabrını burada öğrendi.

OCAĞIN USTASI
Ödemiş'ten Fethiye'ye uzanan 40 yıllık bir ateş
1969'da Ödemiş'in dar sokaklarında doğdu. Bakır tavaların sesi, et kokusu ve odun ateşi onun ilk hatıralarındandı. Henüz çocuk yaştayken mutfağın arkasındaki o küçük dünyada buldu kendini.
Ödemiş'in köftesiyle ün salmış ustalarının yanında yetişti. Yıllarca eline tutuşturulan bakır tavayı bırakmadı; ateşin dilini, etin sabrını, bakırın hafızasını onlardan öğrendi. "Bir kavurma, ustanın elinden geçmeden olmaz" derdi yaşlı ustası — Mehmet bu sözü hep yanında taşıdı.
2005'te Fethiye'ye geldi. Akdeniz'in sıcak rüzgârı, Ödemiş'ten getirdiği geleneği yumuşatmadı; aksine, bakır tavalarındaki kavurmaya bir başka aroma kattı. Burada kendi ocağını kurdu, kendi sofrasını açtı.
Bugün Fethiye Kavurmacısı'nda her tabak, Ödemiş'ten Fethiye'ye uzanan 40 yıllık bir yolculuğun izini taşıyor. Ateş aynı ateş, bakır aynı bakır, sabır aynı sabır.

GEÇMİŞTEN BUGÜNE
Ödemiş'ten Fethiye'ye, ateşin peşinde
1980'lerÖdemiş'in köfteci ustalarının yanında bakır tavayla tanıştı. Ateşin dilini, etin sabrını burada öğrendi.
2005Ödemiş'ten getirdiği geleneği Akdeniz'in sıcak rüzgârıyla buluşturdu. Kendi ocağını burada kurdu.
Bugün40 yıllık birikimini her sabah ocağa taşıyor. Ateş aynı ateş, bakır aynı bakır, sabır aynı sabır.
Benim Sırrım
Sadece yerel, taze dana. Her sabah Fethiye mezbahasından özenle seçiyorum.
Muğla'nın meşe ormanlarından kesilen odunlar. Ateşin dilini yalnızca meşe bilir.
Her kavurma en az 6 saat ağır ateşte. Acele eden kavurmaya inanmıyorum.
Geleneksel el dövme bakır tavalarımızda pişirilip servis edilen kavurma, hem ısıyı eşit dağıtır hem de etin özünü korur. 30 yıldır bu sırrı sürdürüyoruz.




“Kavurma sabır işidir, emeğin olmadığı yerde lezzet de olmaz.”
— Mehmet Usta